Ankara’dan 25 Mart gündemi üzerine

0
1164

Ankara

Bugün -herzaman olduğu gibi yine bir sabaha karşı- iki mesaj düştü platformlara. 2. Olağanüstü Genel Kurulun bu şartlarda geçersiz sayılacağını iddia eden yöneticilerimiz  yorumlamışlar kanunumuzu. Halbuki daha dün seçilme için gerekli şart olarak bunu yorumlayıp eylemsiz hale geçmenin kuruldan düşürmeyi gerektirmediği söylemedi mi kendisi?

Eylemsiz duruma geçen delegelerin görevlerinden düşeceği kanunda belirtilmiş iken Ankara’ya telefonda başka deyip kamuoyuna ise “haklarını savunuyoruz” ifadelerini kullanmalarının takdirini okuyucuya bırakıyoruz.

“Genel Kurul yapıldıktan sonra iptal edilebilir mi?”

Mümkün değil! Ama farz edelim oldu, hiçbir şey çıkmaz ceza olarak. Nedeni delegeliklerin düşmesi, iki tarih, toplantı yeri gibi net veya yoruma açık kısımlarda “Birlik seçilmişlerin lehine ve genel kurulun yapılması için gayret göstermiş oluyor”

Kaldi ki bu iddiayi savunanların, durumları; hukuki tarafsızlık yerine masanın hangi tarafında oturduklarına göre yorumladıkları görülüyor.

Sayısız seçim hakimi, seçim kurulu müdürü ve hukukçudan alınan görüşler var bu konuda. Genel kurullar şu şekillerde olabilir:

1. Genel Kurulların mevzuat gereği süresi içinde (üç yılda bir), olağan ve iki tarihli genel kurul.

2. Genel Kurulda alınmış bir karar veya Yönetim Kurulunun kendi iradesiyle karar alıp normal süresi dışında toplanılması -tıpkı (şimdiki gibi) seçimli-seçimsiz- olağanüstü toplantı bunlar da iki tarihli.

3. Genel kurul üyelerinin 1/4’ünün noter onaylı imzası ile toplantı zorunluluğu, olağanüstü fakat bu sefer tek tarih…

Gerçekler böyle iken sabah gönderilen yazıda da aksi iddiası var ki çok komik, gülerler adama..

Kanun ve yönetmelik düzenlenirken üyesi az olan yerlerde sıklıkla seçimli genel kurul baskısı olmasın denilmiş. Seçim kurulu hakimi de bunu onaylamış. Üstüne “sizin seçimlerde daha ne olsun” dendiğinde “siz müdahale ettiniz” dedikleri duyuluyor ki anlaşılan yine işlerine geldiği gibi yorumlamaya devam ediyorlar.

Aslında daha önemli işler varken konuşulamıyor bile; Örneğin YÖK rehberlik öğretimi için akademik kadro ilanlarına akreditasyon getirmeye ve bu kişileri akredite edecek bir kurul oluşturmaya başlamış. Orada Rehberler de yer alacak. Bizce gelecek adına yılın en önemli işi, bu olacak. Bir de tüketici birlikleriyle beraber lisanslı rehber kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla başlatılacak kampanya.

Ankara’dan

CEVAP VER