Beyoğlu’na yeni bir destinasyon

0
1886
Beyoğlu’ndaki tarihi Casa Garibaldi binasının restorasyonu sırasında, binanın bodrumunda, üzeri kiremitlerle örtülmüş bir iskelet bulundu. Kazıya devam edildikçe iskeletlerin sayısı arttı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri arkeologlarının incelemesi sonucunda iskeletlerin 1600-1800 yaşında olduğu tespit edildi. Uzmanların görüşüne göre bu bir Roma mezarlığı ve 8 metre aşağıdan, günde 400 bin kişinin geçtiği İstiklal Caddesi’nin altına doğru uzanıyor. Mezarlar, Beyoğlu’nun bilinen tarihini de yüzlerce yıl geriye çekti: İstiklal, aslında bir Roma caddesi!

BİNANIN BODRUMUNA BU KAFATASINI KİM KOYDU?
20 Eylül 2014… Beyoğlu Odakule’nin hemen yanı…
Fakir ailesini doyurmak için yerin 8 metre altında kürek sallıyordu Erzurumlu İlyas. Başka bir işçi olsa, küreğin ucuna dayanan çömleği pekâlâ alelale bir kiremit sanabilirdi. Oysa memleketi Tekman ilçesinde binaların üstüne kiremit değil, eternet döşeniyordu. “Bu da ne”diye durdu. Tuhaf kiremiti küreğin arkasıyla çekip alınca ağzından Kelime-i Şahadet döküldü. Göz oyuklarındaki kum ve toprak dökülünce, ortaya çıkan  büsbütün bir insan kafatasıydı…

 

 

YOKSA BURASI BİR MEZAR MI?
Bir saat sonra… Eminönü İstanbul Arkeoloji Müzeleri…
Dr. Sedat Bornovalı, isminin başındaki titre, sanat tarihi sınıflarında çürüttüğü dirseklerinden dolayı hak kazanmıştı. Beyoğlu Casa Garibaldi Binası’nı 40 yıllığına devralan TURSAB adına yapının restorasyon projesinin başında bulunması şanstı. İlyas, bulduğu şeyi ona haber verir vermez, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan’ı aradı. Kızıltan yıllık izindeydi. Yardımcısıyla konuştu, atlayıp müzeye gitti, bir araştırma ekibi yollanması için dilekçe yazdı. Oradan da çıkıp aynı işlemi yapmak için Anıtlar Kurulu’na gitti.

 

 

BULUNAN İSKELET KİME AİT?  
MS 540… Taksim’de bir cenaze töreni…
Bu (muhtemel) Hıristiyan keşişi, fani gözleriyle Doğu Hıristiyanlığı’nın kıblesinin bitmiş halini görmüştü. Artık ölse de gam yemezdi, zaten ebedi istirahatgâhı Pera’dan sonsuza dek Ayasofya’ya bakacaktı. Bin yıl sonra şehri fethedecek Müslüman Türkler henüz şamandı ve daha Göktürk Abideleri’ni yazmamışlardı. Bugün İstiklal Caddesi’nin 8 metrede altında kalmış olan mezarına defnedildi. Mezarın üstü pişmiş kiremitlerle kapatıldı. 1500 yıl sonra o kiremitlerden biri Erzurumlu İlyas tarafından tekrar açıldığında Ayranos’tan çağırılan bir Ortodoks papazı tarafından tekrar takdis edilecekti.

 


Bulunan iskeletlerin en eskisinin M.S 4. yüzyıldan kaldığı anlaşıldı.

 

BAŞKA MEZARLAR DA VAR MI?
1884… Osmanlı Beyoğlu’sunda üç ahşap ev…
Aleksandre Vallaury, bugün Salt Galata olan Merkez Bankası binası gibi birçok yapıya imza atmış ve esaslıca bir mülkün sahibi olmuştu. Bugün Nuruziya Sokak’ın tam karşısına denk gelen üç ahşap evin bulunduğu arsa da yine ona aitti. Israra dayanamadı, arsayı İtalyan İşçi Vakfı’na sattı. Böylece Yüksekkaldırım’da, Asmalımescit’te 20 yıl süren kiracılık sefaleti son bulacak ve şehirde yaşayan 30 bin İtalyan’ın buluşma noktası olacak Casa Garibaldi kültür merkezi inşa edilecekti. Tutulan vakıf günlüklerinde, binanın temelinden çıkan ‘birtakım buluntular’daneşekli hamallarla kurtulunduğundan bahsedilecekti.

 


Açılan mezarlara Ortodoks geleneğine uygun olarak takdis töreni yapıldı.

 

SON İSKELETİN ÜSTÜ NEDEN BETONLA ÖRTÜLDÜ?
Eylül 2014… Casa Garibaldi’nin bodrumu…
Dr. Sedat Bornovalı’nın yazdığı dilekçeyle harekete geçen İstanbul Arkeoloji Müzesi arkeologları müzenin deposunda güvenceye alınmak üzere 1500 yıllık mezardan iskeleti çıkardı. Fakat mezarın az ilerisinde bir mezar daha vardı. İki metre ötede bir tane daha. İstiklal Caddesi tarafına doğru kazdıkça topraktan kafatası, omurilik, kol, oyluk kemiği fışkırıyordu. Bulunan iskeletlerin sayısı 10’a ulaştı. Sonuncusu binanın cadde tarafındaki temel sütunun tam altındaydı. Binanın statiğini bozacağı için, yerinden çıkarılmadı, üstü tekrar betonla örtüldü. Burası bir mezar değil, mezarlıktı. Üstelik İstiklal Caddesi’ne doğru devam eden en az 200 sene ölü defnedilmiş bir mezarlık!

 Kaynak: Hürriyet

CEVAP VER