Denetim Konulu Forum Gerçekleşti

0
1152

12 Mayıs’ta gerçekleşen forum sonrası paylaşılan açıklama aşağıdaki gibidir.

 

Degerli Meslektaslar,
12 Mayıs 2015 tarihinde TMMOB-Makina Mühendisleri Odası Nurettin Yalçın salonunda yaklaşık 40 rehber arkadaşımız Toplumcu Turist Rehberlerinin çağrısıyla mesleğimize ilişkin denetim konusunu tartışmak üzere bir araya gelmiştir. Forum sürecinde aktarılan ön tespitler –yer yer öneriler de içermektedir- ile öneriler iki ana başlık şeklinde aşağıda aktarılmıştır. Bu forumun katılımcıları İstanbul rehberleri olsalar da Çanakkale, Trabzon, Muğla ve Kapadokya bölgelerinden görüş istenmiş ve ilgili bölgelerden rehber arkadaşlarımızın katkıları sağlanmıştır. Kendilerine ve katılan-katılamayan tüm meslektaşlarımıza teşekkürlerimizi yolluyoruz. Katılımcı arkadaşlara öncelikle bu tespitler aktarılmış ve ardından salonda İnteraktif bir tartışma başlatılmıştır. Forumun ilerleyen saatlerinde ise TUREB ve İRO yönetimlerinde yer alan rehber arkadaşımız Hakan EĞİNLİOĞLU’nun görüş ve eleştirileri salonda bulunan arkadaşlarımıza sunulmuş ve tartışmalar bu öneri ve tespitleri içererek devam etmiştir.
A- Denetimde Öne Çıkan Sorunlar

1- Her türlü kaçak çalışmayı denetlemeyi amaçlayan denetim mekanizması bu haliyle ağırlıklı olarak kokartlı-belgeli çalışanı denetleme özelliğine sahip. Bu sonuca sadece yapılan denetim sonuçlarının tarafımıza yollanmasıyla rahat bir biçimde okunabiliyor. Kaçak saptaması yapılan denetim sayısının neredeyse iki elin parmak sayısı kadar olması denetlenenin kim olduğunu net bir biçimde açıklıyor. Dolayısıyla usulen de olsa sözleşme taşıyor olmak ödüllendirilmiş taşımamak ise cezalandırılmış oluyor. Bu yaklaşım dostlar muhabbette görsün tipinde bir durum yaratıyor.

2- Kokartsız çalışanlar çoğu zaman denetim ekiplerini atlatma özelliğine sahip. Bunun iki nedeni var.
a-Denetim ekibinin dikkat çekmesi
b-Kokartlı rehber arkadaşlarımızın kaçak çalışanları himaye etmesi. Yöntem olarak onları toplayıcı-apranti olarak sahiplenmeleri. (Bu noktada kendimize karşı açık olmalı ve mesleğin hem etiğini hem de pek çok arkadaşın geçimini olumsuz etkileyen bu davranışı engellemeli ve gerekirse teşhir etmeliyiz.)

3- Denetim ekibine mensup arkadaşlar, acentalara çok fazla işlem yapamadıklarını ifade ediyorlar. Bunun gerekçesi ise çoğu zaman denetim ekiplerinde kültür ve turizm müdürlüğü memuru olmayışını gösteriyorlar. (Bu, eğer kurumsal bir ilişki ise müdürlüğün eleman vermesi konusu bir eş dost ilişkisinden çok zorunlu olmalıdır. Bunun nasıl sağlanacağına kafa yorulması gerekir.)

4- Denetlenen kaçaklar çoğu zaman acentaları korumakta ve işlerinin devamlılığını sağlamaktalar. Çoğu kez cezaları acentaların ödediğini biliyoruz. Çünkü kaçak çalışan arkadaşlar üzerinden bol miktarda kar elde etmekte ve deyim yerindeyse kaz gelecek yerden tavuğa esirgememekteler. (Yasal olarak denetim esnasında tespit edilemese bile pek çok rehber arkadaş hangi acentaların kimleri çalıştırdığını iyi biliyorlar. Bu bilgiler odalar ve birlikle paylaşılıp ilgili acentaların çalışanlarının daha sıkı denetlenmesi sağlanamaz mı?)

5- Denetim ekipleri kavramsallaştırması büyük çoğunlukla altı boş bir tanımlama. Üç denetim memuru olmasına rağmen ekip olarak tek bir ekipten bahsedebiliyoruz. Bunun gerekçesi olarak yetersiz memur sayısı, memurların ilgili kurumlardan talep edildiğinde kolaylıkla alınması zorunludur. Sonuçta burada yapılan bir yasanın işlerliğinin sağlanmasıdır.

6- Gölge rehberlerin denetimi konusu ciddi sıkıntılar içeriyor. Bu denetimlerde esas alınan şey rehberin anlatım yapıyor olup olmadığıdır. Fakat herkesin bilip hiçbir şey söylemediği ve odalar ile birliğimizi şüphe altında bırakan bir başka durum da bu anlatım yapmayışın altındaki nedendir. Bu neden düşük yevmiye ya da komisyona dayalı çalışmadır. Özetle tam para almayan rehber bu işin hakkını vermek istememekte ve anlatım yapmamaktadır. Bu nedenle denetim ücretlendirmelere dönük yapılmazsa bu denetim şekilsel olmanın ötesinde bir anlam taşımayacaktır.

7- Denetimler esnasında rehber arkadaşların denetim ekipleriyle yaşadıkları tartışmalar ve her iki tarafın buna dair aktarımları bazen taban tabana zıt olmaktadır. Bu nedenle bir an önce ihtilaf konusu olan bazı örnekler hızlıca rehber kamuoyuyla paylaşılıp kabahatli olan taraf teşhir edilmelidir. Çünkü bu taban tabana zıt anlatımlar iki taraftan birinin doğru söylemediğine delalet ediyor. Elde kamera kayıtları varsa bunlar üzerinden her şeyi net bir biçimde açıklamak mümkündür. Her ne olursa olsun hiçbir tarafı bir diğerini tehdit etmesini kabul etmiyoruz.

8- Yapılan pek çok denetim eleştirisi güvenlik sorunu, yetersiz eleman ve bürokrasinin hantallığı gibi gerekçelerle savuşturuluyor. Bunun bir an önce çözüme kavuşturulması şarttır.

9- Bize yakın bulundukları halde denetim ekiplerine ettiğimiz telefonlar sonuçsuz kalıyor. Örneğin birinci avludan ikinci avluya denetim ekibi neden girememektedir? Bu bir soru işaretidir.

10- Tatil günlerinde denetim yapılmakta mıdır? Yerli turların ağırlıklı olarak hafta sonu ve resmi tatil günlerinde yapıldığını biliyoruz. Bu günlerde denetim yapılmıyor oluşu bu kaçak tur yapan acentacılara buyurun yapın denmekte değil midir?

11- Edirne gibi kentlerde alan kılavuzu bulundurma hakkı nereden geliyor? Alan kılavuzluğu meselesinde neler yapılabilir.
Bazı örnekler;

12- Hal-i hazırda tekelleşmiş ve yasa dışılığı her açıdan tescillenmiş -Dorak gibi- acentaların çalışanlarını maaşsız, yevmiyesiz çalıştırıyor olması ve denetimlerden muaf gibi görünmesi ciddi bir soru işaretleri bütünüdür. Bu şirketin hesapları ve ödeme defterleri bugüne kadar incelenmiş midir? İncelenmesi düşünülmekte midir?

13- Arapça diline ilişkin yapılan denetimlerde Suriyelilere bir şey yapılamadığı söyleniyor. Suriyelilerin hükümet tarafından kollandığını bilmekle beraber yasalarımızın onlar için de geçerli olduğunu biliyoruz. Belki sınır dışı edilmiyorlar ama zaten talebimiz bu yönde olmayıp amacımız onlara ve diğer kaçaklara bu işten el çektirilmesidir. Zira onların denetimlerde tespiti ve cezalar yazılması onlara da bu işe çıkmama konusunda bir uyarı niteliği taşıyacak ve acentalar üzerinde basınç oluşturacaktır.

14- Trabzon gibi kentlerin Arap turist hacmini iyi biliyoruz. Trabzon bölgesinde yasallaşmış bir kaçak çalışma mevcuttur. TUREB disiplin kurulu hem o bölgede hem de diğer bölgelerde yapılan-yapılmayan denetimleri sorgulama hakkına sahip değil midir?

15- Çince gibi bazı dillerde çalışan arkadaşlarımız kendi dilleri dışındaki denetim sorunlarına ilişkin herhangi bir fikir beyan etmiyorlar. Bu tutumun yanlış olduğunu düşünüyoruz. Bir arkadaşımız bile kaybederse hepimiz kaybederiz.

16- Endonezce dilinde arkadaşların kaçak ve yevmiyesiz çalışmaya karşı verdiği mücadeleyi denetim ekipleri ve odalarımız da desteklemelidir. Buna kişisel sözlerle değil kurumsal yollarla cevap verilmeli ve piyasayı belli bir standarda düşürmeye çalışan acentalarla mücadeleye girişilmelidir.

17- Farsça dili için Mart ayının Nevruz tatili nedeniyle özel bir önem taşıdığını hepimiz biliyoruz. Haftalar boyunca kaçak tur yapan ve bu dil alanında tekel olmuş acentalara engel olmak için herhangi bir şey yapılmamış olması -denetim çalıştayına rastlamış bile olsa- kabul edilebilir değildir. Uzun tatillere sahip olan bazı ülkelerin bu tarihlere denk gelen turist ziyaretlerinin denetim ekipleri tarafından her zamankinden çok yakından izlenmelidir. İlgili dil gruplarının bu konuda odalar ve birlikle iletişim içinde olmamaları için hiçbir neden yoktur. (Örneğin; Çin bayramları, Müslüman ülkelerin bayram zamanları, Hıristiyan ülkelerin Paskalya gibi tatilleri, İran ve benzeri ülkelerdeki Nevruz kutlamaları)

18- Türkçe yapılan turların her tarafından kaçakçılık akıyor. Belediyeler-gençlik meclisleri, emniyet müdürlükleri, milli eğitim müdürlükleri ve okul idareleri ile çeşitli dini çevrelerin yaptıkları kaçak turlar tamamıyla gözden kaçırılıyor. Bu konuda şüpheci olmak hakkımızdır. Bu kurumların herhangi bir denetime bugüne kadar takılmamış olmalarını bir tesadüf olarak kabul edemeyiz. Biz polislerin öğretmenlerin ya da din görevlilerinin anlatım yapmalarını kabul etmiyoruz. Bununla ilgili tez elden medya devreye sokularak bu kurumlara bir ihtar yapılmalı ve yapılmaya devam edilirse sadece denetmenler aracılığıyla engellenmeye çalışılmamalı bu kurumların yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulmalıdır.

19- Güneyden çıkan eksi (-) operasyonlar misafiri ülkeye maliyetinin altında getirip burada rehberler tarafından yapılan ve forfe adi verilen satışlarla bu ücretin dengelenmeye çalışılması ile rehberin yevmiyesinin bu forfe satışlarına endekslenmesidir. Bugün forfe satışları da bu denklemi karşılayacak durumda olmadığından mağazalarda yapılan satışlardan rehberlere gelen komisyonun da bir kısmı rehberin yevmiyesi yerine geçmektedir. Taban yevmiye zorunluluğu yasal olarak ortaya çıkınca bu sistemde çalışan meslektaşların ifadesiyle paralarını resmi olarak tahsil ediyor gibi gösterilmekte ve stopaj da kendilerine yansıtılmaktadır. Meslektaşlarımız yevmiye almadıkları gibi turlarına bu stopaj ücretine denk gelen (haftalık 450 TL civarı) borçlandırılarak turlarına başlamaktadırlar. Bu HERKES tarafından bilinmektedir. Bu bilinirliğe rağmen ortada bırakılmış bu sessizliği kabul edemeyiz.

20- TÜRSAB kartları taşınarak açıktan yapılan turlara şahit olmaktayız. Denetmenlere denk gelmese bile bu tip turlarla ilgili yasal bazı yollara başvurulup mahkemelere acentaların bu yasadışı pratikleri hakkında suç duyusunda bulunmak zorunludur.

21- Açık açık kaçak tur organize eden web sitelerine karşı bir önlem alınmamıştır. Bununla ilgili ne yapılması planlanmaktadır?

22- Kapadokya Bölgesi: Tarafımıza iletilen önemli bir noktayı aktarmak istiyoruz. Bölgede çalışan arkadaşlarımız tarafından acentalarla kendi aralarında düşük bir taban yevmiye belirlenmiş olduğu söylenmektedir. Bu nedenle yapılan denetimler sadece sahte sözleşmelerin varlığının tespiti anlamına geliyor. Bu noktada NERO’nun bir an önce bu durumu tespit edip üzerine gitmesi gerektiğine inanıyoruz.

23- Trabzon Bölgesi: 2014 sezonunda rehberlik hizmeti için kendileriyle hiç irtibata geçilmediğini ifade eden rehberler vardır. Fakat tüm bunlara rağmen rehber eksikliği gerekçesiyle oda başkanı kurs açılmasını talep etmiştir. Buradaki rehber eksiği gerekçesi pekçok bölgede gölge ya da kaçak rehberlik faaliyetini de meşrulaştırmak için kullanılmaktadır. İşsiz durumdaki pekçok rehber arkadaşımızın varlığı bunun koca bir yalan olduğunu kanıtlamaya yeter de artar. Yine Trabzon’da Orta Doğudan gelen turistlerin rehber talebinin karşılanamamasındaki en büyük etken acentelerin, kendi içindeki rekabeti sebebiyle düşük fiyat ve rehbersiz tur çıkarma isteği ve eğilimidir. Mevcut yasal zeminlere uyulduğu taktirde, bölgemizde rehber açığı bulunmamaktadır. Oda başkanın aynı zamanda TÜRSAB üyesi olması ve bölgede neredeyse denetim yapılmaması herşeyi net bir biçimde açıklamaktadır.

24- Muğla Bölgesi: Kafa kol ilişkileri denetimleri çok ciddi bir zaafa uğratıyor. TÜRSAB görevlisi –denetim ekibinde yer alan- denetim yer ve saatlerini acentalara bildiriyor. Sokak acentaları çoğu zaman yarı yarıya rehber kullanıyor. (Ör: 4 otobüs için 2 rehber) Safari turlarına rehber çıkarılmıyor. Her ne kadar geçen seneki denetimler önemli bir olumluluk olarak kabul edilecek olsa bile temel sorunlar varlığını korumaya devam ediyor. Yasamızın genel hatlarıyla, ilgili pek çok kuruma bir uyarı niteliğinde iletilmesi bir zorunluluktur.

25- Çanakkale Bölgesi: denetimler yapılamamaktadır. Bunun en temel nedeni valilik ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün denetimlere destek olmayışı. Bölge için alan kılavuzluğu önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Çanakkale bölgesi milli park olmaktan çıkarıldığı için alan kılavuzlarının bugün için herhangi bir statüsü yok ama hal-i hazırda fiili durum yaratılmış ve sayıları 695 tane olan alan kılavuzlarının önemli bir kısmı rehber gibi sahada hizmet veriyor. Bunun en temel sebebi İl kültür ve Turizm Müdürlüğünün tutumudur. Bu tutumun temel sebebi müdür ve yardımcısının da alan kılavuzu olmaları olarak değerlendirilebilir.

B-Forum Sürecinde Öne Çıkan Öneriler

1-Rehberlerin denetim süreçlerinde yer alması: Denetim süreçlerinde şimdilik yasal anlamda yer alma hakkımız yokmuş gibi görünse de işimize sahip çıkma çabası meşru bir çabadır. Bu nedenle de turist rehberleri olarak denetimlerde yer almalıyız. Böylelikle hem denetmenlere ulaşamama sorununu hem de hantallık meselesini tolere etmiş olacağız. Çünkü bu haliyle denetim ekibi çok büyük hacimli, dikkat çekici ve hantaldır.

2-Müzelerde daimi denetim ekiplerinin varlığı:“Sabit denetim organları müzelerde istihdam edilebilir mi” sorusu forum esnasında sorulmuştur. Bu soru üzerine düşünülmeye değer bir sorudur. Böylesi bir mekanizmanın nasıl oluşturulacağına dair öneri ise bir alt maddede yer alacaktır.

3-Turist rehberlerinden denetmen yetiştirilmesi:Hal-i hazırda işlem yapma yetkisi olmasa da turist rehberinin meslek etiği ve geleceğine sahip çıkma hakkının meşruiyeti nedeniyle kaçak çalışmaya karşı çıkma, mücadele ve müdahale etme hakkı vardır. Bu hakkının tesisi kendisinin fiiliyle mümkündür. Fakat bununla birlikte yukarıdaki maddenin de ifade ettiği ihtiyaç nedeniyle rafa kaldırılmış olan rehberlerin denetim belgesine sahip olma hakkı ile ilgili proje yeniden hayata geçirilmeli ve TUREB’e talep olarak sunulmalıdır. (Bu süreçte oluşabilecek soru işaretlerini cevaplamaya ilişkin denetim belgesine sahip arkadaşlarımızın tarafsızlık konusunda rehber camiasında kendilerine güven duyulan kişilerden seçilmesi sağlanabilir. Yine bu arkadaşların eylemleri denetime açık olmalıdır.)

4-Kaçak olarak rehberlik faaliyeti : Rehberlik hizmetini kaçak yapanlar gözlemlendiğinde sanal medya dışında rehberlerin ne yapabileceği konusunda bir kafa karışıklığı göze çarpmıştır. Bu bağlamda; ne yapmalıyız sorusuna yanıt arıyoruz. Kaçak çalışanın tespiti sonrasında yapılabileceklere ilişkin ne yapılabilir sorusuna TUREB ve odalarımızın bilgilendirici faaliyetleri yerine getirmesi zorunluluktur. Bununla birlikte biz Toplumcu Turist Rehberleri de bu konuya ilişkin bir broşür hazırlamayı önümüze zorunlu bir görev olarak koyuyoruz.

5-Gölge rehberlik: Kime gölge kime kaçak rehber deneceği konusunda çeşitli görüş farklılıklarını salon tartışmalarında gözlemledik. Bu konuya ilişkin de önemli noktaların netleştirilip bilgilendirici mahiyette rehber kamuoyuna sunulması gerekmektedir. Biz gölge rehberlik konusundaki en temel sorun olarak ekonomik nedeni görüyoruz. Bu nedenle mücadeleyi buradan başlatmak ve tüm dil gruplarının birlikteliğini sağlamayı önümüze hedef olarak koyuyoruz. Zira çeşitli dil gruplarının bu konuya ilişkin bakışlarındaki farklılığın temel nedeni budur. Gölge rehberlik işleyişinin azaltılması ve kısmen önüne geçilmesi için odalar ya da TUREB’in rehber istihdamı konusunda inisiyatif alması gerektiği yönünde bazı öneriler de katılımcı arkadaşlar tarafından dile getirilmiştir.

6-TUREB Disiplin Kurulu ve Görevleri: Forumumuza katılan TUREB Disiplin Kurulu Üyesi rehber arkadaşımız Özden BAŞAK’a çeşitli sorular yönelttik. Denetim konusunu aksatan odalarımızın bir denetime nasıl tabi tutulacağı bizim için önemli bir sorudur. Denetimlerin hakkıyla yerine getirilip getirilmediğinin ancak bu incelemelerle çözüme kavuşacağını biliyoruz. Bununla birlikte maaşsız yevmiyesiz çalıştıran tekelleşmiş acentaların hesaplarının maliye tarafından nasıl denetlenebileceği konusu da taradımızdan tartışılmaya devam edilmektedir. Zira bu haliyle yapılan denetimler evrak denetiminin ötesine pek de fazla geçemeyecektir.

7-Sahada inisiyatif alma: Salonda bulunan arkadaşlarımızın belirttikleri görüşler rehberlerin sahada aktif bir sorumluluk alması gerektiği yönündeydi. İşin özü rehberin rehberlik mesleğine sahip çıkışı iş alanının fiziki olarak tam ortasından geçmektedir. Önümüzdeki süreçte Toplumcu Turist Rehberleri iş alanlarında sahadaki bu sorumluluğu hayata geçirmeyi önüne bir hedef olarak koymaktadır.

Denetim konusu mesleğin kanayan yarasıdır. Bu konuya temel yaklaşımımız şudur: Denetim sadece odalar ve birliğe havale edilebilecek ve onların üzerine yıkılabilecek bir iş değildir. Dolayısıyla burada rehberin, rehber kamuoyunun sorumluluk alması bir zorunluluktur. Bunun üzerine beraber düşünmeli ve bir eğilim ortaya çıkarmalıyız. Yaptığımız bu forum sadece bir giriş cümlesidir, bundan sonra da tekrar edeceğimiz bu girişimler amaç olarak önüne rehberlerin birliğini sağlamayı ve mesleğimiz ile geleceğimize sahip çıkmayı koyacaktır.

CEVAP VER