Hem yerli hem de yabancı turistler endişeli

0
1236
Adem Biçer

Devletimize ve milletimize yönelik üst üste gerçekleştirilen terör eylemleri nedeniyle yabancı turist sayısında kayda değer bir düşüş olduğunu hepimiz görüyoruz. Yerli Turistler ise ekonomik durumlarından dolayı yerinden kımıldayamıyor. Çünkü hiç kimse önünü göremiyor ve bu da insanların tatil planı yapmasını engelliyor.

.
“Barış, huzur, güven ve refah yoksa turizmden söz edilemez.”

.
Bilindiği üzere turizm; kavga-gürültü ve kaosun boy gösterdiği yerlerde değil, huzur ve güvenin sağlandığı bölgelerde olur. Maalesef Güneydoğu Bölgesinde devam eden ve zaman zaman ülkemizin kalbinde vuku bulan terör eylemlerinden dolayı barış ve huzurun olmadığı bir ülke izlenimi yaratılmaya çalışılmaktadır. Rusya ile devam eden kriz, Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirilen ve çok sayıda vatandaşımızın yanı sıra yabancıları hedef alan terör örgütünün eylemleri can kayıplarına yol açmıştır. Bu da güvenlik, ekonomi ve turizm açısından ülkemizi olumsuz etkilemiştir.
Turizmden doğrudan ve dolaylı ekmeğini kazanan yaklaşık 5 milyon vatandaşımız var ve turizm camiası olarak dört gözle hükümetimizin açıklayacağı destek paketini bekliyorduk. Lakin büyük bir hayal kırıklığı yaşandı.
Beklenen “Turizm Eylem Planı” umutları değil, endişeleri artırdı.

.
Geçtiğimiz günlerde Başbakanımız tarafından açıklanan 2016 Turizm Eylem Planı hiç ama hiç umut vermiyor. Bilakis başta Turist Rehberleri olmak üzere turizm camiasının endişeleri giderek artıyor. Devletimizin ve Hükümetimizin turizmcilere destek olarak “çalışmadıkları süreçlerde SGK primlerinin devlet tarafından ödenmesi, faizsiz kredi, SGK prim borçlarının faizsiz ertelenmesi gibi somut destekler vermesini bekliyoruz.

.
“Emekliye, çalışana değil, işsizlere istihdam oluşturalım.”

.
Sektördeki birçok insan üç dört ay çalışarak kazandığı üç kuruş ile 12 ay geçimini sürdürmeye; evinin kirasını vermeye, çocuklarını okutmaya çalışıyor.
Bu da yetmiyormuş gibi bölgemizde Rehberlere “alternatif” bir şekilde ne kadar emekli, çalışan ve memur varsa onlara istihdam yaratma çalışmaları boy gösteriyor. Neymiş efendim, “Rehberler Edirne’den Kars’a çalışabilirmiş, Alan Kılavuzları (%70 ek gelir elde etmek için yapıyor.) sadece şehitliklerde çalışacakmış!” Edirne’den Kars’a çalışmak için iş olanağı gerekiyor. İş imkanlarını artırmak için nasıl bir politika izleyeceğiz?

.
Sayın Vekilim, hep birlikte önce işsiz kalan vatandaşlarımıza istihdam yaratalım. O zaman tam destek veririz, fakat bu yaptığınız ne yazık ki istihdam yaratmak değil, işsizliği artırmaktır. Hem de turizmin dibe vurduğu bir süreçte bunun yapılması da manidardır. Yoksa bizler vatandaş değil miyiz? Bizim çalışma, ekmek kazanma alanımızı neden kapatıyorsunuz?

.
Peki “Geçici madde” olarak 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı yasasına eklenen “Alan Kılavuzları” ile ilgili maddede “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu uyarınca Tarihi Alanda alan kılavuzluğu görevini yapmış olanlar Milli Parklar Kanunu uyarınca almış oldukları alan kılavuzluğu kimliklerinin süresi sona erinceye kadar Tarihi Alan sınırları içerisinde Başkanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak hizmet ifa edebilirler.” belirtilmektedir.
Peki, Değerli Büyüklerimiz, söz konusu “Çalışma Usul Ve Esaslar” belirleninceye kadar kayıt dışı gelir elde edilmesine, kaçak rehberlik faaliyeti yürütülmesine göz yummaya devam mı edeceksiniz? Yoksa bölgemizin huzuru ve güvenliği için ÇARO’ya denetimlerde destek mi olacaksınız?

.
İşte bu hiç kabul edilemez. İlgili tüm Kamu kurumlarının ve STK’ların görevini yapmasını ümit ediyoruz. Denetimlerde işbirliği için hazırız.
Eğer Çanakkale’yi “Turizm kenti” yapacaksak, bunun başrolünde Rehberler olmalıdır, aksi düşünülemez, kabul edilemez.

.
Ayrıca tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum: “Alan Kılavuzu, Rehber değildir.”

CEVAP VER