Imroz’da bir bayram

0
1570

Panagia Panayırı ( Meryem Ana Şenlikleri )

Gökçeada Rumlarının en önemli bayramıdır diyebiliriz. 14 – 24 Ağustos tarihi Ada’nın en hareketli günlerini oluşturur. Meryem Ana’nın ölümsüzleşip Tanrı katına, yani göğe yükselişinin kutlandığı, Meryem Ana ve azizler adına adanan adakların kesilip rit ( toplu ) yemeklerinin eğlenceler eşliğinde yendiği, bir dolu ritüelin yaşandığı tarih aralığıdır.

15 Ağustostaki meryem ana günü arefesinde, (14 ağustos) Gökçeada’da evler temizlenir, kiliseler yıkanır ve ikindiye doğru herkes en güzel giysilerini giyerek rit yemeği hazırlıklarına katılır.Bu hazırlıkların bir aşaması olarak adak sahipleri, adaklarını arefe günü öğleden sonra Tepeköy’deki kilisenin bahçesindeki ağaçlara bağlarlar. Kurbanlıklar, burada kilisenin papazı tarafından adak sahiplerinin de bulunduğu takdis töreni ile kutsanır.Takdis için papaz, adaklık hayvanların başına eliyle haç işareti (istavroz) yaparak ilahiler ve dualar okur, beraberinde tütsü de yapar. Tepeköy’de yaşayan hiristiyanlar kurbanlarını, genellikle köyün girişindeki yanında pınarı olan meşe ağacının altında ve toprak zeminde kesmeye özen gösterirler. Muhtemelen, bu kurbanları köyün girişinde ve yol kenarında kesmeleri, kötü ruhların bu yerleşim yerine ve burada bulunan insanlara zarar vermelerini engelleme düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Diğer kilise ve manastırlara yapılan adaklar ise, o yapıların yanında kesilir.

Kurbanların kesim işlemleri yapılırken saat 18 civarında Tepeköy’deki kilisede, Metropolitin yönettiği ve iki saat süren bir ayin düzenlenir. Köyden bazı insanlar da bir sonraki gün için yapılacak yemek hazırlıklarına başlar. Kilisenin duvarının dış kısmına yan yana kurulan ocaklar için evlerden yakacak odunlar getirilir. Kilisenin bahçesinde bulunan bir evin içinde bu tip organizasyonlarda kullanılan tencere, kazan gibi kapkacak ve tezgahlar kullanılarak köylülerce gece boyunca doğranan etler sabah erkenden pişirilir ve etin suyundan birkaç kazan bulgur pilavı yapılır. Yemek öğleye kadar bir odada dinlendirilir.

Adaklar ise genelde, kimisis ünvanına sahip kiliselere adanır. Ada’da bu kiliselerin sayısı üçtür. Özellikle Tepeköy’deki Evangelismos Teodokus kilisesine adanan kurbanların etleriyle, köy meydanında topluca yenen rit yemeği ve eğlence düzenlenmektedir. Bu eğlence için kesilen adaklar, Ada’da, Ada dışında veya yurt dışında yaşayan Gökçeada’lı Ortodoks Hiristiyanlar tarafından çeşitli nedenlerle ( hastasının iyi olması, çocuğunun askerden gelmesi ve iş sahibi olması, çocuk sahibi olmak veya ev sahibi olmak vb. isteklerle ) yaptıkları adaklardan oluşur. Ayrıca Zeytinli’deki Aya Yorgi kilisesinde, Dereköy’de kimisis olan kilise ile bazı manastırlarda, 15 – 24 Ağustos tarihleri arasında adak kurbanları kesilip, rit yemekleri sunulmaktadır. Çoğu dinde görülen kurbanın uygulama şekli olan topluca yenen yemek (( rit yemeği ) görüntüsü, orada bulunan insanların Tanrı ile yemeğin paylaşıldığı inancıdır.

Bu panayıra başta Yunanistan olmak üzere Almanya, Belçika gibi ülkelerden cemaat din adamlarından katılanlar olur. Gökçeada’lı olması nedeniyle, Fener Rum patriği Bartholemeos’un da panayıra katılıp ayin yönettiği de olağandır. Bu ayinlerin benzeri diğer kiliselerde de yapılır.Meryem Ananın göğe yükseliş ( ölüm yıldönümü ) olan 15 ağustos günü Tepeköy’deki kilisede ayin saat 9.30 da başlayıp 12.00 de sona erer. Ayin boyunca yerli yabancı ve hatta müslümanlarca dolan kiliselerde,ana mekana girişte sol taraftan başlamak üzere değişik yerlere mum yakılıp bırakılır.Giriş kapısının karşısına konulan ve kiliseye giren her insanın öncelikle selamladığı saygı gösterdiği ve eğilerek öptüğü, çevresi çiçeklerle süslenen İsa ve Meryem ikonalarının ön kısmına hamur ve ekmek parçaları yanısıra, bazıları da para bırakmaktadırlar.

Ayini yöneten Metropolit, Evharistiya duasını, diğer din adamları ve cemaatten de bazı kişilerin katılımı ile sesli bir şekilde okur. Daha sonra Metropolit, ayine katılan diğer metropolitler ile beraber,başta resmi konuklar olmak üzere sıraya giren cemaate kaşıkla şarap ikram ederler. Kişiler, şarabın üzerinede ekmek yiyerek ibadetini tamamlar. Evharistiya sonunda bağış toplanır ve ayin sona erer. Ayinden sonra, Metropolit ve resmi konuklar yemeğin tadına bakarak dağıtım sürecini başlatırlar.

Rit yemeğinden artan yemekler, o günün akşamında düzenlenen ve gece yarısına kadar süren müzikli eğlence sırasında, konuklara para karşılığında ikram edilir. Bu eğlencede açık artırma yöntemiyle köy yararına para da toplanır. Panayır sayesinde, farklı yerlerde yaşayan Gökçeada’lı Rum Ortodoks Hiristiyanlar birbiriyle kaynaşır. Faaliyetlerde herkesin gösterdiği çaba dayanışmayı artıran bir rol oynar.

Kurban kesme süreci değişik mekanlarda 25 Ağustosa kadar devam eder. Bunların önemlilerinden biri de Marmarostaki denize bakan bir yamaçta yer alan ” Aya Panaia Balomeni ” ( Yamalı Meryem ) manastırında 17 Ağustosta toplanan ortodoksların adak ritüeli, Tepeköy’dekinin aynısıdır. Son olarak Bartelemeos’un köyü Zeytinli’de bulunan Aya Yorgi kilisesinde ( bu kilise de kimisis olarak nitelendirilir ) 24 Ağustosda kurban kesimi yapılır ve yemekler ikram edilir.

Sonuç olarak, Gökçeada Ortodoks Hiristiyanlar kendi dinlerinin özünde olmayan bir geleneği benimsemiş ve sürdürmektedirler. İlahi dinlerdeki uygulamalarla benzerlik gösteren bu kültür ve gelenek, Ada’da birlikte yaşadıkları müslümanların, kurban bayramındaki uygulamaları ile benzerlik taşır.

Meryem Ana’nın ölüm yıldönümü için kullanılan panaia, panagia, panayia kelimesi ” tamamen kutsal ” anlamında Meryem Ana yerine de kullanılır. Panayırın geçmişi ile ilgili kaynaklarda bilgi bulunmamakla beraber, yöre halkı bu geleneği büyüklerinden miras olarak aldıklarını ve yıllardır aynı coşkuyla kurban kestiklerini yemek ve eğlenceyle kutladıklarını belirttiler.

Paskalya

Büyük Perhiz ( Tessarakosti ) den sonra gelir. Paskalya haftası, İsa Peygamber’in çarmıha gerilişi ve ölümü haftasıdır. Rumlar, İsa’nın çarmıhta can verdiği cuma günü perhiz yapar et ve hayvansal gıda yemezler. Cumartesi gecesine kadar yas tutulur. Cumartesi gecesi cemaat kiliseleri doldurur ve tam saat 24.00’de herkes bir mum yakarak İsa’nın dirilişini kutlamaya başlar. Gece yarısından sonra eve dönüldüğünde kırmızıya boyanmış yumurtalar tokuşturulur. Paskalya pazar günüdür. Saat 10.00 gibi merkez kilisede başlayan ayin – ki bu ayini zaman zaman Gökçeada’lı olan Patrik Bartholemeos yönetir.- saat 13.00’e kadar sürer. Daha sonra kilise bahçesinde veya evlerde özenle hazırlanan öğle yemeğine geçilir. O gün öğle yemeği oldukça zengin bir sofra görünümünde olur ve o sofranın olmazsa olmazı saç örgüsü gibi yapılan Paskalya çöreğidir.

TA FOTA ( Sudan Haç Çıkarma )

Hiristiyan Ortodoks inancına göre; her 6 Ocak günü Hz.İsa’nın doğumu ve ( Ürdün nehrinde ) vaftiz edilişinin yıldönümü, bir bayram havası içinde Epihani Yortusu ( Epiphany Day ) olarak kutlanıyor. Hz.İsa’ya altın yıldız, mür ve tütsü getiren 3 müneccimin ( Azizlerin ) anıları da yaşatılıyor. Adına, denizden haç çıkarma törenleri ve ayinler yapılıyor.

Gökçeada’da, 6 Ocak günü sabah, Yeni Mahalledeki Aya Ververa kilisesinde, Gökçeada Metropoliti’nin yönettiği ayine çok sayıda Ada’lı ve Ada dışından gelenler katılır. Öğle saatlerine kadar süren ayin sonrasında cemaat topluca Kaleköy’e gider.

Kaleköy’deki Aya Nikola manastırında kısa bir ayin sonrası, ilahiler ve dualar eşliğinde Kaleköy Limanında deniz kenarına gelinir. Metropolit’in elindeki haçı denizden çıkarmak bekleyen Rum gençleri soğuk havaya ve suya aldırmadan beklerler. İlahi ve duaların sonrasında Metropolit, haçı öperek, suların kutsanmasının simgesi olarak denize atar atmaz Rum gençleri haçı denizden çıkarmak için yarışırlar. Haçı denizden çıkaran ve 1 yıl hasta olmayacağına inanılan genç, haçı Metropolite teslim eder ve armağanını alır. Ta Fota ( IŞIK ) töreni topluca yenen yemek sonrası biter.

İsim Günleri

Rumların geleneklerinden en önemlisi de, hayatlarında çok önemli bir yer tutan ” İsim Günleridir. ” Rumlar genelde çocuklarına azizlerin isimlerini vermeyi tercih ederler.. Eğer günümüz isimlerinden verirlerse; bizdeki göbek adına benzer ikinci ismi, yine azizlerden birinin adı olur. Sözgelimi: Maria, Eleni,
Dimitri, Stelyo gibi.

Azizlerin anıldığı tarihler, aynı zamanda o ismi alan Rumların da isim günü olarak kutlanır ve onların yaşamında doğum günlerinden daha önemlidir. Gökçeada’da hemen hemen her tarafta azizlerin adına yapılmış 300′ ün üzerinde manastır vardır. Bu manastıra yakın olan bir Rum, isim gününü komşularına manastıra yakın olan bir yerde, örneğin bahçesinde yemekler ve şarap ikram ederek kutlar. Kutlamalarındaki ikramları içinde isimleriyle ilintili ekmek ritüeli en önemli yeri tutar ve kendilerince önemsedikleri bu günü sevdikleriyle paylaşırlar. Öyle ki; isim gününü unutan dostlarını veya yakınlarını affetmezler.

Kaynak: Gokceada Rehberi

TEILEN
Önceki İçerikSurp Asdvadzadzin ve Üzüm
Sonraki İçerikHerakles Lahdi Dönüyor
Kültür Elçisi Profesyonel Turist Rehberlerliğine dair mesleki gelişmeler ve paylaşmaya değer düşünceler sitesi

CEVAP VER