İnisiyatif’ten 2 Nolu Bildiri, Bölgesel Sertifika programına yönelik yayınlandı

0
1086

renkli inisiyatif

 

Sultanahmet Rehberler İnisiyatifi TUREB’in Bölgesel Sertifika programına tepki vermek için yirmi ikinci huluşmasını beklediğini daha önce yazmıştık. Dün, tüm İnisiyatif mensuplarının görüşlerine açılan metin gece 21.00 sularını takiben yayınlandı.

26 Şubat’ta gerçekleşen buluşmadan bu konuda bir bildiri yazılması kararlaştırılırken ayrıca 1618 sayılı kanunda yapılması istenen değişikliklere yönelik bir eylem planı hazırlığı içerisinde.

26 Şubat’ta yayınlanan 2 Nolu Bildiri aşağıdadır.

RG Haber

 

2 Nolu Bildiri 26 Şubat 2015

 

Konu: Bölgesel Turist Rehberliği Sertifika Programı

 

Değerli Meslektaşlar,

 

İçinde bulunduğumuz hafta başında Turist Rehberleri Birliği’nin, “6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu ve buna bağlı Meslek Yönetmeliği’nin 5 inci maddesi gereğince, Valilikler, İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri ile Bölgesel Turist Rehberleri Odalarının talepleri doğrultusunda, Bakanlık Makamının 19.02.2015 tarih ve 33403 sayılı olurları ile Birliğimiz tarafından Trabzon, Gaziantep, Şanlıurfa ve Adana Bölgesel Turist Rehberleri Odaları’nın yetki çevrelerine yönelik olarak Trabzon ve Şanlıurfa illerinde Almanca, Fransızca, İngilizce, Arapça, Japonca, Rusça, Farsça, Yunanca, Romence, Sırpça, Slovakça, İsveççe, Çekçe, Hollandaca, Danimarkaca, Korece ve Çince dillerinde Bölgesel Sertifika Programı düzenlenecektir…” (http://www.tureb.org.tr/index.php?mod=haber_detay&did=178) ifadesiyle başlayan duyurusu rehber camiasında şaşkınlık ve hatta hayalkırıklığı yaratmıştır.

 

Çatı örgütümüz TUREB’in, düşük yevmiye ve kaçak rehberlik gibi canımızı yakan kronik sorunlara çare bulmasını umar ve hatta SRİ olarak bu konuda projeler üretip destek olmaya çalışırken, hele ki TÜRSAB’ın rehber camiasını karşısına aldığı şu dönemde, mesleki haklarımızı savunmak ve meslektaşlarımızı dayanışmaya çağırmak yerine, kendi kalemize gol atmasını hiç beklemiyorduk. Bu nedenle, bölgesel sertifika programının gerçekten gerekli olup olmadığını anlayabilmek için, aşağıda sıraladığımız sorularımıza cevap arıyoruz:

 

Duyuruda sözü edilen bölgelerde sürekli turist hareketliliği var mıdır ve bu bölgelerdeki odalara kayıtlı meslektaşlarımız, hem de en az taban yevmiye alarak, düzenli çalışabilmekte, sadece turist rehberliği yaparak evlerini geçindirebilmekte midir? Soruların cevabını “evet” kabul edersek, bu meslektaşlarımız gelen tur taleplerine yetişememekte ve sürekli olarak ve hem de 17 farklı dilde rehbere ihtiyaç mı ortaya çıkmaktadır? Yoksa düzenlenecek kursun sonunda kokartlı işsizler ordusuna yeni neferler mi dahil olacaktır? Bu bölgelerde büyük hareketlilik ve yeterli iş imkanı var ve rehber sayısı az ise, öncelikle araştırılması gereken konu, meslektaşlarımızın bu bölgelerde yerleşik olarak çalışmayı neden düşünmediği ve çalışma koşullarının yeterince uygun olup olmadığıdır.

 

Eğer söz konusu bölgelerdeki rehber açığı sürekli değil, sadece belli dönemlere özgü ise, bunun çaresi -bölgesel bile olsa- rehberlik kursu mu açmaktır? Bu bölgelerde turizmin yoğun olduğu sezonlar için çeşitli dillerdeki meslektaşlarımıza defalarca çağrı yapılmış, tüm kanallardan dağa taşa duyurulmuş, buna rağmen hiçbir şekilde rehber bulunamamış, hiçbir meslektaşımız ilgi göstermemiş yani meslek içinde çözüm üretilememiş ise, ancak o zaman, son çare olarak dışarıdan çözüm aranabilir.

 

Bu bölgelerde, tüm çabalara rağmen sürekli bir rehber açığı olduğunu farzedersek, bölgesel sertifika programı bu soruna çözüm olacak mıdır? Sertifika programına katılıp bölgesel kokart alacak yeni rehberlerin, Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği’nin 17. maddesindeki “…yeni bir bölge ekletmek için ruhsatnamesinde yazılı olan bölgede en az iki yıl eylemli turist rehberliği yapmış olmak…” ifadesi uyarınca, iki yıllık zorunlu çalışma süresini tamamladıktan sonra, başka bir bölge ekletip oraya taşınmayacaklarının garantisi var mıdır? Böyle bir garanti verilebileceğini sanmıyoruz. Neticede iki yılın sonunda bölgede tekrar rehber açığı ortaya çıkması, sil baştan yeni bir sertifika programına ihtiyaç duyulması, bununla birlikte bir başka bölgede rehber enflasyonu oluşması riski vardır ki bu da bir kısır döngüdür.

 

Yaygın diller olarak kabul edilen ve hali hazırda rehber enflasyonu nedeniyle düşük yevmiye politikasının uygulandığı söylenegelen İngilizce, Almanca, Fransızca ve Japonca dillerinden kurs açmanın nasıl bir açıklaması olabilir? Yukarıdaki paragrafta belirttiğimiz gibi, sertifika programıyla bu dillerden bölgesel kokart alacak olan yeni rehberlerin, ruhsatname bölgelerinde iki yıllık zorunlu çalışma sonunda bir başka bölgeye geçip oradaki rehber enflasyonuna katkıda bulunma ihtimalleri endişe vericidir. Bu dillerdeki mevcut meslektaşlarımız en az taban yevmiye alarak ajandalarını dolduramadıkları müddetçe, piyasaya yeni rehber arzına çanak tutmak, yevmiyesine sahip çıkan meslektaşa darbe vurmaktır.

 

Arapça, Korece, Yunanca, Rusça, Çince dillerinden kokartlı meslektaşlarımızın, kaçaklardan ya da kendileri yerine düşük yevmiyeyle farklı dillerde çalışanlardan kaynaklanan sıkıntıları tamamen çözülmüş, bu meslektaşlarımızın tamamı en az taban yevmiye alarak düzenli çalışma olanağına kavuşmuştur da yeni rehber ihtiyacı mı ortaya çıkmıştır. Kaçaklarla ve düşük yevmiyeyle mücadelenin yolu, yeni rehber arzı değil, etkili denetimlerdir.

 

Bölgesel sertifika programı için öngörülen diller hangi kriterlere göre belirlenmiştir? Diğer şehirlerden çıkışlı Anadolu tur programlarından bağımsız olarak, sertifika programının açılması düşünülen bölgeleri özel olarak gezmeye gelen ziyaretçi profili çıkarılmış da bu 17 dilde sürekli ihtiyaç olduğu mu görülmüştür? Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’ne özel olarak düzenlenen turlarla akın akın Sırp, Slovak, İsveçli, Çek, Danimarkalı turist geliyor ve biz bunu bilmiyor isek, SRİ olarak peşinen özür dileriz.

 

Her yıl, yurt çapındaki onlarca üniversitenin, lisans düzeyinde eğitim veren Turizm Rehberliği bölümlerinden yüzlerce rehber adayı mezun olurken, bu büyük potansiyeli ihtiyaç olan bölgelerde değerlendirmenin yollarını aramak yerine, tamamen gözardı edip üç aylık kursla rehber yetiştirmeye çalışmanın açıklaması nedir? Kokartını yeni almış/alacak olan genç rehber adaylarını ilgili bölgelerde gerekirse uzmanlık programları düzenleyerek yetiştirme, kokartlarını aldıktan sonra belki zorunlu bir bölgesel staja tabi tutma seçeneklerini üzerinde düşünmeye değer buluyoruz.

 

TUREB Yönetim Kurulu’nu ve sertifika programını talep eden/onaylayan Rehber Odalarını, mevcut şartlar ve muhtemel sonuçlar üzerine derinlikli düşünmeye davet ediyor, meslek örgütlerinin birinci görevinin mevcut meslektaşların mesleki çıkarlarını korumak olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz. Ayrıca, yukarıda işaret ettiğimiz konulara doyurucu bir kurumsal açıklama, sorularımıza varsayımdan uzak, mantık çerçevesinde cevaplar bekliyoruz.  Bunun  yanında, Bölgesel Sertifika Programı’nın iptalini, yapılacak sınavın üniversitelerin rehberlik bölümü mezunları için Dil Yeterlilik Sınavı, kokartlı rehberler için dil ekletme sınavı olarak sınırlandırılmasını,  illa sertifika programı açılacaksa da bunun sadece gerçekten “nadir” olan dilleri kapsamasını talep ediyoruz.

 

 

SRİ – Sultanahmet Rehberler İnisiyatifi”

CEVAP VER