Toplumcu Turist Rehberlerinin düzenlediği forum başarıyla gerçekleşti

0
899

 

Forum sonrası hazırlanan ve Facebook sayfasında yayımlanan duyuru:

 

TOPLUMCU TURİST REHBERLERİ-FORUM DEĞERLENDİRMESİ

Başlarken

10 Nisan 2015 tarihinde İstanbul Tabip Odası’nda (İTO) 1618 Sayılı Seyahat Acenteleri Birliği Yasasında yapılması planlanan değişikliğe ilişkin yürüttüğümüz İMZA KAMPANYASI’na ilişkin bir değerlendirme toplantısı-forumu gerçekleştirdik. Öncelikle forumumuzu İTO’da düzenlememizin nedenini aktarmamız gerekiyordu. 4000 civarında üyesi olan İstanbul Rehberler Odasına (İRO) üye rehberler olarak odamızdan forum için bir salon talep ettik. Bu talep hem oda başkanının şahsına hem de oda yönetimine yönelik ayrı ayrı yapıldı. Cevap İRO Başkanı Sedat Bornovalı’dan geldi. Oda bünyesinde bir salon bulunmadığını fakat bir otelin ya da halıcının salonunun ayarlanması konusunda yardımcı olabileceğini ifade etti. Halıcı ya da otel salonunda toplanmaktansa Türkiye’deki hak arama mücadelesinde önemli bir yere sahip olan tabiplerle iletişime geçtik. Diğer taraftan mühendis odalarına da salonlarını kullanma isteğimiz konusunda taleplerimizi ilettik. Sonuçta uygunluk bakımından İTO seçeneğinde karar kıldık. Yaklaşık 4000 üyesi olan odamızın bir salonunun olmayışını eleştiriyor ve bunun bir zorunluluk olduğunu hatırlatıyoruz. Zira odamıza çeşitli gerekçelerle gittiğimiz zaman, bir bankayı çağrıştıran görüntüyle karşılaşmak ve bankonun arkasından iletişim kurmaktan rahatsızlık duyuyoruz. Bu bilgilendirmeyle forum değerlendirmemize başlamış olalım.

*Kampanyayı plansız-programsız başlattığımızı söylemek büyük yanlış olmaz. Basit diyebileceğimiz türde bir hazırlıkla imza kampanyasını başlattık, dolayısıyla bu öngöremediğimiz bazı zaafların önüne set çekmek konusunda bizi hareketsiz bıraktı. Bunun temel nedeni belki harekete geçme konusundaki tez canlılığımızdı. Bu tez canlılığın temel nedenlerinde bir tanesi odalarımızın pasifizmi ve diğer taraftan birliğimizin bize önerdiği-çağrısını yaptığı sanallıktı. Yine de daha derinlemesine bir hazırlıkla kampanyaya başlamak gerekirdi. Sonuçta süreçten de öğrendiklerimiz çok oldu.

*İmza kampanyasına başlarken biraz kişisel inisiyatifle hareket ettik. Yani Toplumcu Turist Rehberleri olarak yekvücut davranma refleksimiz henüz emekleme aşamasında ve deneyimlerimiz farklı olduğundan böylesi bir acemilik yaşadık. Kimimiz kimi destek veren arkadaşları konu ve işin yapılış şekli ile detaylıca bilgilendirdik. Diğer taraftan bunun tam aksinin olduğu durumlar da oldu. Fakat bu durum tolere edilemeyecek bir durum değildi. Bu eksiklik zaman zaman onarılmaya çalışıldı ve pek çok yerde bu sorun telafi edilmeye çalışıldı.
*Tarafımızdan çokça gözlemlenen bir nokta ise -sayısal olarak tespit edemesek de- pek çok arkadaşın “sadece” imza almasıydı. Kimisi grubu-misafiri olan rehberden onu rahatsız etmemek adına sadece imza aldı kimisi ise meseleyi çok miktarda imza toplama ihtiyacı olarak gördü. Bu sonucun nedeni imza toplayan arkadaşlarımızı bazen kısmen bizim eksik bilgilendirişimiz kısmen de katılımcı arkadaşların kendi kişisel kavrayış ve tutumları olmalıdır. Sonuç olarak kimisi bizim “araç” olarak kabul ettiğimiz imzayı sayı odaklı bir “amaç” olarak kavradı.

Zira biz imzayı kampanya sonrasındaki işlerimiz için bir çeşit ön adım olarak gördük. Elbette topladığımız imzalar muhatabına ulaşacaktır. Hali hazırda imza föylerimizi toplamaya devam ediyoruz. Fakat bundan daha önemlisi imzaları büyük bir özen içerisinde ağırlıklı olarak rehber arkadaşlarımızla konuşup tartışarak toplamayı amaç edindik. Change.orggibi sitelerde toplanan imzaların çoğu zaman bir tıklamanın ötesinde anlam içermediğini düşünüyoruz. İmza kampanyamız daha çok rehber kamuoyuyla bir “yüzyüzelik” yakalamayı amaçlamıştır. Bu yüzyüzelik de derinleşerek devam edecektir. Her bir arkadaşımızla yüz yüze kurduğumuz diyalog, internet sitelerinde toplanan bin tane imzadan daha değerliydi bizim için. Meslektaşlarımızın düşünce, bakış açısı, sorumluluk ve beklentilerini konuşup tartışmak sanallık karşısında kıyas kabul etmeyecek bir değer içerir bizim için.

Diğer taraftan bir tık kadar kolay olan bir imza kampanyasına yaklaşık 1000 civarında imza atılmış olması, buna karşılık ise daha zormuş gibi görünse de sahada topladığımız binlerce imza hangi yöntemin daha doğru ve meşru olduğunu gösteriyor. Bu ifadeler asla web üzerindeki imza çağrılarına yanıt vermediğimiz anlamına gelmemelidir. Bu sanal imza kampanyalarını desteklemekle beraber, esas olarak rehber dayanışmasının yüzyüzelikle gerçekleştirilebileceğine dair inancımızı ifade ediyor bunu savunan yönetici arkadaşlarımıza bir eleştiri olarak yöneltiyoruz.

*Olumluluk olarak ifade edebileceğimiz önemli bir nokta, tanımadığımız bazı rehber arkadaşlarımızın bizimle sorumluluk üstlenmeye gönüllü olmalarıydı. Bunu sahada aktif olarak imza toplayan arkadaşlarımız en net olarak gözlemleyenlerdir. Kampanyayı imzalamak istemediğini ifade eden rehber arkadaşlarımız çok küçük bir azınlık olarak kalmıştır. Bu arkadaşlarımızın bazıları ayaküstü yapılan tartışmalar sonucunda da imza vermişlerdir. İmzalar sadece rehberlerden toplanmamıştır. Turizm sektörünün çeşitli bileşenlerine de föy ulaştırılmış ve imza toplanmıştır.

*Pek çok rehber ortamında sadece TÜRSAB teklifi değil odalarımız ve birliğin yönetim anlayışını tartıştık ve tartıştırdık. Böylelikle nasıl bir kavrayışa sahip olduğumuzu da ifade etmiş olduk. Bu ifade ediş sadece laf üzerinden değil iş üzerinden oldu. Bu yönüyle taşıdığı anlamı yadsımamak gerektiği düşüncesindeyiz. Zira bölgesel rehberlik sertifikasına karşı duruş sürecinde odalarımız sınıfta kalmıştır. Tabanın şiddetli tepkilerinden ancak 9 gün sonra odamız olan İRO bu karşı duruşu sahiplenici bir tepki vermiştir. Bu sahipleniş anlamlı olmanın ötesinde sadece pasifliğin ve geri durmanın bir ifadesi olabilirdi. Çünkü bizce bir odanın sorumluluğu tabanını takip etmek değil ona öncülük etmektir. Birliğimiz olan TUREB’in ise zaten kurs ilanıyla ciddi bir kafa karışıklığı yaşadığını gözlemlemiş olduk. 1618 sayılı yasadaki değişiklik konusunda ise diğer odalarımızın da tarzı olan mail platformları ve sanal medya üzerinden çağrılar ve bilgilendirme yapma tarzını bırakmamış görünüyor.
Odalarımız ve birliğimizle kurduğumuz ilişki asla bir hatır gönül ilişkisi olmayacaktır. Onlarla kurduğumuz ilişki her zaman açık ve sorumluluğa davet eden bir kurumsal ilişki olacaktır. Biz asla bir istifa talebinde bulunmadık, bulunmuyoruz. Bizim ilettiğimiz talep bizi temsil eden kurumların sorumluluklarına uygun davranmaları yönündedir.

*Eldeki olanaklarla harekete geçirmeye çalıştığımız medya organları rehber dünyasında genel hatlarıyla olumlu bir izlenim bıraktı. BİRGÜN, EVRENSEL gazetelerinin ve İLERİ HABER’in (web sitesi) yaptığı haber binlerce insana ulaşmıştır. Bu yayın organları haber hazırlığında aynı zamanda bize yardımcı olmuşlardır. Kendileriyle dayanışmamız devam edecektir.

*Kampanyanın sanallıktan sıyrılmak üzere bir zemin ve olanak yarattığını beraber izlemiş olduk.
İmza kampanyası ve onu içeren süreçte gözlemlediklerimiz ve bunlara bakış açımızı ifade eden görüşleri yukarıda sıraladıktan sonra forum esnasında öne çıkan bazı durumlarla ilgili bazı sözler etmek durumundayız.
Toplumcu olan-olmayan rehber tartışması: Toplantıda tarafımıza yöneltilen toplumcu rehber kavramının eksikliği meselesine bakış açımız şudur: Biz PİYASACILIĞA karşı TOPLUMCULUĞU savunuyoruz. Bu bir politik hat üzerinde de durmayı gerektirebilir. Bu biz zorunluluk ise biz bu zorunluluğun dışında bir hareket hattına sahip olamayız. Eğer bizi ilgilendiren yasalar TBMM’deki politik şahsiyetler tarafından konuşulup karara bağlanıyorsa bizim oy vermenin ötesinde politik olma zorunluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında doğa talanı söz konusu iken, çeşitli tarihi-kültürel miras alanının politik kaygılarla ihtiyaç olmadığı halde camilere çevrilmesine elbette ses çıkaracağız. Yine ülkemizin dört bir yanında bir arkeoloji soykırımı yapılırken bizim buna karşı sessiz durmamızı hiç kimse talep edemez. Bu amaçla bir haber birimi oluşturma düşüncemizi arkadaşlarımıza da aktardık. Bugüne kadar bu tip konularda genellikle sessiz kalan temsilci kurumlarımızın içinde bulunduğu ruh halini benimsemiyor ve bunlara karşı çıkıyoruz. Kentsel dönüşüm adı altında bir kent talanı yaratılıp bunlar siyasete malzeme edilirken bunun karşısında duruşumuz elbette toplumcu bir hat olacaktır. Bunu söylemekten bu yolda yürüyor olmaktan çekinmiyoruz.

İmza kampanyası konusundaki önyargılar: İmza kampanyalarının etkisini sorgulayan-eleştiren arkadaşlarımız oldu. Forumda birkaç kez imza kampanyasının bizim için bir araç olduğunu ifade etmeye özen gösterdik. Zira ülkemizde imzalarla çoğu zaman büyük değişiklikleri sağlamak mümkün olmamaktadır, bunu iyi biliriz. Maksadımız imzaların bir ön adım olması, fikir alış-verişine zemin sağlaması ve konuyu görünür kılmasıydı. Nitekim bu yönüyle imza kampanyası amacına ulaşmıştır.

Yürüyüş tipi eylem önerileri: Ankara’da TBMM ya da İstanbul’da TÜRSAB önüne bir yürüyüş gerçekleştirmemiz gerektiği yönünde arkadaşlarımızdan gelen önerilere tanık olduk. Bu önerileri bir kenara atma gibi bir düşüncemiz söz konusu olamaz. Fakat biz gerçekleştirilecek eylemler konusunda bir öngörünün ve planın olması gerektiğini düşünüyoruz. Bir sonraki adımı planlamadan eylem yapmanın sonuç alıcılık açısında bir anlam içermeme ihtimalini de göz önünde bulunduruyoruz. Bu tip bir eylemlilikten imtina etmemiz söz konusu değil iken böylesi bir eylemin en önünde yürümeye hazırız. Fakat imza kampanyasını küçümsemek ve böylesi bir eylemi aşırı bir biçimde yüceltmek bizce hatalıdır. Başarı dediğimiz şey biraz da yapılan işin niteliksel gücüyle ilgilidir. Yaratacağımız hareketin saman alevi olmasındansa gürleyen bir ateş olmasını tercih ediyoruz. Dolayısıyla buna uygun davranmak, aklıselim olmak ve doğru zamanda doğru şeyi yapmayı öngörüyoruz. Doğruyu sadece biz biliriz gibi bir tutumu asla benimsemiyor ama durduğumuz hattı akılcılıkla açıklamanın önemine vurgu yapıyoruz.

Dayanışma: Foruma hem İRO hem de TUREB YK’ da yer alan rehber arkadaşımız Hakan Eğinlioğlu da katılmıştır. Yapıcı yaklaşım ve eleştirileri bizce ön açıcı olmuştur. Bir acenteci rehber TUREB Disiplin Kurulu üyesi ve avukat arkadaşımız Özden Başak yaptığı kısa konuşmasında meselenin hukuksal boyutlarına ilişkin fikirlerini iletmiştir. Bununla birlikte Sultanahmet Rehberler İnisiyatifi’den (SRİ) rehber arkadaşlarımız forumda yerlerini almış ve öneri ve eleştirilerini hem birer rehber hem de birer temsilci olarak iletmişlerdir. İmza kampanyası sürecindeki özverili, çalışkan ve sahiplenici tutumlarından ötürü kendilerine yeniden teşekkür ediyoruz.

SONUÇ
Yaklaşık 50 arkadaşımızın katılmış olduğu forumumuz -aslında hazırlık aşamasında Sultanahmet Meydanı ya da Gülhane Parkı da içerecek şekilde düşünülmüştü. Fakat biraz da mevsimsel nedenlerden ötürü bu düşünceyi terk etmemiz gerekti. Forumumuz bazen amaç dışındaki bazı tartışmaları içermişse de verimli bir bilgi aktarma, görüş paylaşma ve akıl yürütme olanağı sağlamıştır. Önümüzdeki günlerde yapılabileceklerle ilgili bir öngörümüz oluşmuştur. Böylelikle bu görevlere ilişkin bir planı hazırlamak için işe koyulmuş bulunuyoruz. Bu süreçte her türlü iş ve eylem hakkımız saklıdır. Her türlü teşhir ve karşı duruşumuzu ifade etmenin yollarını üretip TÜRSAB’ın ipliğini pazara çıkarmayı deneyeceğiz. Toplumculuktan kastımız hiçbir zaman dar grupçu hassasiyetler olmayacaktır. Fakat ilke olarak benimsediğimiz hiçbir şiardan da vazgeçmeyeceğiz. Duruş ve taleplerimiz ilkelerin ürünü olarak ortaya atılmış, pratik hayatta somutlanmayı beklemektedirler. Bu kavrayışla yolumuz açık mücadelemiz payidar olsun.

 

CEVAP VER