Yapılacak iş çok – Nükhet Everi Alm.

Sevgili arkadaşlar, sevgili meslektaşlar!
Hayvan Hakları Aktivistleri Derneği (Hayvist)www.hayvanhaklariaktivistleri.org yürütme kurulu üyesi rehber meslektaşımız Cem Renksal ile bugüne kadar hep bireysel düzeyde kalan işler konusunda biraz yol almış bulunmaktayız. En azından bir yol haritası belirlenmiş gibi.

 

Daha önce de belirttiğimiz gibi yapılacak iş çok. Türkiye’nin doğaya yaklaşım ve hayvan hakları konusunda duruşu ne yazık ki malum. Ne acıdır ki, bazı meslektaşlarımızın da!

Hayvan Hakları Çalışma Grubu olarak bir pilot bölge seçtik. Kapadokya!

Bunun nedenlerinden biri, Kapadokya’nın farklı ve kompakt bir konumu olması, turistik açıdan önemi ve haliyle orada yaşanan olaylar!

Kapadokya’da doğru dürüst barınak yapılmamış bugüne kadar. Bu da Kapadokya’nın doğasından kaynaklanan bir durum. Hepinizin malumu, Kapadokya’daki mağaralar yazın serin ve kışın sıcak olması nedeniyle hayvanlara doğal barınak oluşturmuş. Ama bu durum sorunları çözmüyor, tam aksine büyütüyor.

Türkiye ne yazık ki, hayvan ticareti yapılması için oldukça aktif kullanılan bir ülke. Hayvan Hakları Çalışma Grubu olarak, bazı hayvan derneklerinin ve oluşumların bu konuda şaibeli olmaları nedeniyle onlarla kesinlikle hiçbir şekilde iş birliğine gitmeyeceğiz. Bildiğimiz ve emin olduğumuz kurumlarla işbirliği yapmakta fayda görmekteyiz.

Kapadokya’da meslektaşımız Cem Renksal’ın da yakından tanıdığı veteriner hekim Mete Yarar “Hayvanları, doğayı koruma, yaşatma ve rehabilite etme derneği” kurmuştur.

Size sorunların bazılarını söyleyeyim. Köpekler ürüyorlar ve bu köpeklerin sahipleri gelip onları çöplük olarak kullanılan yere bırakıyorlar. Bu hayvanlar orada çok kötü şartlar altında yaşam savaşı veriyor. Restorancılar, otel sahipleri, iş yeri sahipleri vs bu hayvanları istemiyor ve uzaklaştırmanın bir yolu da bu hayvanları çöplüğe bırakmak. Bu hayvanlar orada öldürülüyorlar da.

Nevşehir’deki barınaktan da ev sahibi yapma kisvesi altında hayvan ticareti yapıldığı söylentileri var.

Hayvan ticareti sokaktaki başıboş hayvandan değil barınakta ya da bir evin önünde, sitede vs yaşayan sağlam hayvanlar üzerinden yapılıyor. Bu hayvanlar değişik deneylere tabi tutuluyorlar. Sokak hayvanına bunu yaparsan ölür ama sağlam hayvan her türlü deneyi belli bir yere kadar kaldırır.

BU İNSANLIK DIŞI BİR DURUM VE TUTUMDUR!

Buna karşı çıkmak gerekir.

Bu arada, hayvan kısırlaştırmak bir soykırımdır deme lüksünü kendinde bulan bazı arkadaşlarımız var, onlara hatırlatayım ki, Türkiye henüz bu aşamaya gelmedi. Öncelikle bu aşamaya götüren yolda adımlar atmamız gerek. Sıcak evlerinde oturup bunu bana yazan bazı kişilere bu durumu hatırlatmak istedim.

Veteriner hekim Mete Yarar kısırlaştırma ve aşıları yapma konusuyla ilgilenecek kişi, bunu da ücretsiz yapıyor. Ama bu işlemle iş bitmiyor. Bu işlemlerin ardından o hayvancıkların bir müddet steril bir ortamda barınması ve beslenmesi gerekiyor. Şimdilik kendi imkânlarıyla bakmaya çalışıyor ama nereye kadar yapabilir bunu?

Avanos’ta mezbahanın arkasında atıl durumda olan 12 klübeli bir barınak bulunmaktadır. Bu barınak iyi durumda değil haliyle. Bulunduğu yer itibariyle ve şartlar açısından vs uygun değil. Ciddi anlamda kötü durumda. Belediyenin bu barınak sorununu çözmesi için bazı girişimler başlatılmıştır. Belediye’den bir yer talebimiz bulunmaktadır.

Belediye’den barınak için gereken yerin istenmesi için yazılar yazılması gerekiyor. Biraz baskı yapmakta fayda var. Çünkü Belediye Başkanı anladığım kadarıyla barınak için ideal olan yeri Belediye’ye gelir sağlaması açısından başka bir ele verme niyetinde. (Arif olan anlar! TOKİ) Encümen bildiğim kadarıyla başkana aksi yönde baskı yapıyor (yanlış bilmiyorsam tabiî) Bu durumda kurumsal yazışmaların yapılması gerek. Belki bir imza kampanyası yapılabilir. Bu baskı oluşturur.

Barınak meselesinden daha acil bir durum da Mete Yarar’ın kısırlaştırdığı ve kendi imkânlarıyla şu anda baktığı köpekler için beslenme üniteleri. Kendisiyle görüştük ve bu ünitelerin bir tanesinin 150.- TL’ye mal olacağından bahsetti. Hepi topu 5 adet beslenme ünitesi gerekli.

Bunun için ve tüm diğer işler için STK’lara çok iş düşüyor.

Bence otellere kumbaralar konabilir. Rehberler bu meseleden gruplarına bahsedebilir. Her rehber kendisi buraya 3-5 kuruş bir şey atsa, turistleri de birkaç kuruş bir şey atsa ilk etapta yapılması gerekenler kolaylıkla halledilir.

Kapadokya otel ve restoranları da yemek artıklarıyla sponsor olabilirler. Oteller ve restoranlardan yemek artıklarının toplatılması için de bir sistem düşünülmesi gerekir. Bununla da ilgileneceğiz. Bu yemekler ciddi anlamda fayda sağlar ve hayat kurtarır.

Gelelim İstanbul’a!

Bu şehirdeki sorunlar bitmez. Hangi birine el atmalı? Ama bir yerden de başlamak gerek.

Öncelikle Adalar’a uzanmak gerekiyor. Adalardaki sorunlar biraz daha farklı. Özellikle kışın Adalardaki sokak kedileri için kuru mama gerekmektedir.

Mesele sırf kedi köpek meselesi değildir. Adaların en büyük sorunu faytonlar ve ne yazık ki faytoncular. Yani atlara yapılanlar. Zavallı atlar sabahın 6’sından gece 12’ye kadar çok kötü şartlar altında çalıştırılmaktadırlar. Kötü de davranılmakta bu hayvanlara ne acıdır ki!

Hayvist’in bu konuyla ilgili girişimleri bulunmaktadır. Öncelikle at ahırlarında mutlaka bir veteriner hekimin bulunması, atlı arabacıların eğitimi çok acilen halledilmesi gereken konuların başında gelmektedir. Arabacıların eğitimleri, atların bekleme noktasının mutlaka İSPARK kontrolünde olması, bu arabacıların tek tip kıyafet giymesi gibi girişimler Hayvist’in uğraştığı konular.

Bizim Adalar konusunda yapabileceklerimiz nelerdir? Kurumsal yazışmalar yapabiliriz. Kuru mama sağlanması özellikle önemli. Bu konuda da her yerdeki girişimlerimiz için değişik firmalarla yazışarak ellerinde kalan ve son kullanma tarihi yaklaşan (tabiî ki bozulmamış olması şart) ürünleri bu barınak ve belirlediğimiz noktalara ulaştırmaları, bir nevi sponsor olmaları olabilir.

Bildiğim kadarıyla Hayvist Maret firmasından böyle bir destek alıyor. Belki Pınar, Namet, Aytaç, Keskinoğlu, Banvit vs gibi firmalarla da kurumsal bazda yazışmalar yapılarak onların da sponsor olmaları sağlanabilir.

Bu aşamada, şunu belirteyim:

Tabiî ki, yapacaklarımız ve yapabileceklerimiz bu kadarla sınırlı değildir ve olmamalıdır!

Amaç mutlaka tüm Türkiye’ye ulaşabilmektir. Ama bunun ilk adımını atmadan bir şey yapılamaz. Yapılan her şey de bireysel bazda kalır.

Bu nedenle, bana gerek platformdan gerekse özelden ben de varım diye ulaşmış olan ya da henüz sesini çıkartmamış olan tüm hayvan ve doğa dostları, sizden ricam şu:

Bize fikir ve önerilerinizi iletin. Her yerde gözümüz kulağımız olmalı, bunu en iyi profesyonel turist rehberleri yapabilir. Sorunları, çözüm fikirlerini vs iletin. Nerede nasıl bir katkı sağlayabileceğinizi bildirin.

Bu sorunlar haliyle bireysel olarak çözülemiyor. Bu nedenle kamu kuruluşu statüsünün avantajını kullanmak en doğrusu. Bunlar hınç, kin, nefret, çamur atma vs ile olacak işler değildir. Bunlar güven ve sevgiyle halledilecek işlerdir. Yoksa gene bireysel işler olmaktan çıkma şansı yoktur yapılanların.

Sevgiler

Hayvan Hakları Çalışma Grubu adına

Nükhet Everi

Yorumlar

  1. Ali Yalnız Ali Yalnız diyor ki:

    Şu balinalar içinde birşeyler yapsanız…Fok balıkları,Yunuslar,Timsahlar,Kümes hayvanları,Danalar,Koyunlar, Keçiler…Yaşam hakkı kutsaldır ve hiç bir canlının yaşam hakkı diğerinden daha önemli değildir…o yüzden sadece kedi-köpek için değil lütfen diğer hayvanlar içinde birşeyler yapın ve lütfen acele edin!

  2. Nükhet Everi Nükhet Everi diyor ki:

    Sevgili Ali Yalnız!
    Sizden böyle bir yorum gelmesi beni çok mutlu etti. Teşekkürler.
    Kesinlikle yorumunuza katılıyorum ve şunu eklemek istiyorum; zaten bizim amacımız da o.
    Balinalar, foklar veya hangi hayvan olursa olsun biz doğaya saygı diye yola çıktık.
    Ama öncelikle çevremizdeki sorunları halletmek ve bunlara müdahale etmek gerekmektedir.
    Bu nedenle böyle bir girişimde bulunmak zorundayız.
    Diğer tüm canlılarla da ilgili girişimlerimiz olacak.
    Tüm kümes hayvanları, danalar, koyunlar, keçiler… Evet bunlarla ilgili de girişimlerimizi mutlaka başlatmak zorunda olduğumuzu biliyoruz ve mutlaka bir şeyler yapmak için elimizden geleni de yapacağız.
    Siz de bu olumlu yorum ve önerinizle bize yardımcı oluyorsunuz ve katkı sağlıyorsunuz. Devamını bekliyoruz.
    Sevgiler
    Nükhet Everi

  3. Asude Ustaoğlu Asude Ustaoğlu diyor ki:

    Sevgili Nükhet Hanım

    Doğanın bütünlüğüne hayvanların da bizimle birlikte aynı dünyayı paylaşan canlılar olarak, cektikleri acılara olan yaklaşımınız beni çok mutlu etti.
    Bizler toplumda ,en zor olanı başarmaya çalışan ,bir avuc insan olarak tüm zorlukları görüyoruz.Yılmadan,bıkmadan kalbi nasır tutmuş
    insanlara bu acıları hatırlatmak zorundayız.
    Toplumun her kesiminde bizler gibi düşünenler çoğunlukta olsa da ,bir araya gelemeden sesimizi yükseltmemiz çok zor.

    Sevgili Cem beyin,Kapadokya için nasıl çabaladığının bizzat tanığıyız..Sadece Kapadokya mı,heryer çığlık çığlık…

    Sesimizi yükseltmeden,sorunlara dikkat çekemeyeceğimizi biliyoruz.
    Ülke gündemin yüklü olması,önceliklerin hep insan kaynaklı olması
    hayvanların suçu değil ki..
    Her yerde çöp muammelesi gören,yerel yönetimlerin işlerine gelmediğinde,
    Ama avrupa da sokak hayvanı söylemi yokun arkasına sığınanlara şunu hatırlatmak istiyorum.
    Avrupa,50-100 yıl önce tüm sokak hayvanlarını fırınlarda yakarak,tam bir soykırımla yok etti.
    Almanya 5 yıl öncesine kadar kedi ,köpek derisi işleyen mağazarla doluydu.
    Bizlere Avrupa örneğini gösterenlerin öncelikle Avrupa nın geçmisini
    bilmesini istiyorum.
    Doğada insan eliyle acı çeken tüm canlılar için,el ele sorunların üzerine gitmeliyiz.

    Bu yüzden ;ilginiz,hassasiyetiniz ve desteğinizden ötürü size çok teşekkür ediyorum..

    Asude Ustaoğlu

    Hayvist YK Başkanı
    http://www.hayvist.org
    http://www.doneceksokagiolmayanlar.org
    http://banaarkanidonme.wordpress.com/

  4. ferhan arpacık ferhan arpacık diyor ki:

    Nükhetciğim,Tayland özellikle adaları bizden çok daha gelişmiş turistik bir ülke.İnsanların hayvan sevgisi ve doğaya saygısıda bizim ülkemizle ölçülemiyecek derecede ileri.ŞEHİR VE TURİSTİK BÖLGELERDEKİ HAYVANLARI NASIL KORUDUKLARINI SANA ÇEKTİĞİM FOTOĞRAFLARLA GÖSTERECEĞİM.Belki bizim içinde bir fikir oluşturabilir.
    Bu uzun ve engebeli yolda sevgilerimi yolluyorum.
    Ferhan

Bağlantılar


Yorumunuzu Bırakın